Uncategorized @tr

Ekim 7, 2026

Otellerde İnsan Devri Bitiyor mu? Turizmin Geleceğinde Bizi Ne Bekliyor? Armin Zerunyan | Hoşsohbet

Bir süre önce çok değerli dostum ve ağabeyim Tunçel Gülsoy ile Tam TV’nin Hoşsohbet programı için bir araya gelmiştik. Çok keyif aldığım söyleşi bugün yayında: Otelciliğin bugününü ve önümüzdeki 15–20 yılını konuştuk: plansız yatırımlar, düşen kârlılık, yenilenemeyen tesisler, turizm eğitimi ve yapay zekâ ile robotların arka plandaki rolü. Asıl mesele teknoloji değil; insanın ve misafir deneyiminin bu değişime nasıl uyum sağlayacağı. Samimi sohbeti için Tunçel Ağabey’e teşekkür ederim. Tam TV ve Hoşsohbet çekim ekibine, çekim için ofisini tahsis eden Tam Finans İcra Kurulu Başkanı Hakan Karamanlı’ya da ayrıca teşekkürler. bu keyifli söyleşiyi buradan izleyebilirsiniz: https://youtu.be/XnmPQHf3DEc
Ağustos 11, 2026

Booking.com’a karşı 15.000’den fazla Avrupa oteli toplu davaya katıldı – Türkiye’deki bağımsız oteller için risksiz katılma imkanı

Booking.com’a karşı Avrupa’da başlatılan, Stichting Hotel Claims Alliance (SHCA) tarafından yürütülen ve HOTREC – Hotels, Restaurants, Bars & Cafés in Europe ile 30’dan fazla ulusal otel birliğinin açık desteğini alan uluslararası toplu tazminat girişimi Türkiye’ye uzandı. Bugüne kadar 15.000’in üzerinde bağımsız otelin katıldığı bu hareketin, yıl sonuna kadar 20.000 katılımcıyı aşması bekleniyor. Peki bu girişim, Türkiye’deki otelciler ve yatırımcılar için ne anlama geliyor? “Toplu dava” (class action) modeli sayesinde, 2004-2025 yılları arasında platformda yer alan otellerimiz haklarını herhangi bir mali risk üstlenmeden arayabilecek. Tüm hukuki masraflar bağımsız bir finansör tarafından karşılanıyor. Daha da önemlisi; süreci yöneten Stichting Hotel Claims Alliance (SHCA) Hotel Claims Alliance uzmanlarının ve hukuk ekibinin paylaştığı bilgilere göre, bu girişime katılmanın Booking.com ile mevcut ticari ilişkilerinizi veya sözleşmelerinizi değiştirmiyor. Birlikten güç doğar ilkesinin en somut örneklerinden biri olan bu süreçte, sektör deneyimimle ben de Stichting Hotel Claims Alliance (SHCA) ev sahipliğinde gerçekleşecek bilgilendirme webinarlarında yer alacağım. Doğrudan uzman hukukçulara sorularınızı yöneltebileceğiniz bu toplantılara (15 Eylül 2026 son başvuru tarihinden önce) katılmanızı özellikle öneririm. Ücretsiz Bilgilendirme Webinarları (Türkçe): https://lnkd.in/dHYAg33z • 12 Ağustos Çarşamba | 10.30 – 12.00 • 13 Ağustos Perşembe | 14.00 – 15.30 • 14 Ağustos Cuma | 14.00 – 15.30#BookingDavam #SHCA #HotelClaims #TopluTazminat #HOTREC #RekabetHukuku #Otelcilik #Turizm #TÜROB #Bookingcom 🔗 Kayıt ve Detaylı Bilgi: https://www.bookingdavam.com/tr/bilgilendirme-webinarimiza-katilin ✉️ Sorularınız için: [email protected] 📰 Sektörel Yansımalar: https://www.turizmaktuel.com/haber/booking-com-a-acilan-toplu-tazminat-girisimine-turkiye-deki-oteller-de-davet-edildi 📰 Ulusal Basındaki Yankıları: https://www.sozcu.com.tr/21-yilin-hesabi-goruluyor-otellere-tazminat-yolu-acildi-p344240
Temmuz 24, 2026

Silikon Hizmetle Buluşurken; Konaklama Sektöründe Robot ve Yapay Zeka Devrimi

Çin’in 2026’ya kadar 10 bin, 2030’a kadar ise 1 milyon insansı robotu sahaya sürme hedefi, küresel konaklama sektöründe devrim niteliğinde bir kırılmaya işaret ediyor. Düşen maliyetler ve RaaS (Hizmet Olarak Robot) modelleriyle güçlenen bedensel ve ajan yapay zekâ, pazarlama taktiği olmaktan çıkıp ekonomik bir zorunluluğa dönüşüyor. Yüksek enflasyon ve kronik işgücü açığıyla yüzleşen Türkiye gibi pazarlar için otomasyon, operasyonel sürdürülebilirliğin anahtarı haline geliyor. Eksponensiyal çağda otonom yazılımlar; hantal altyapıları, geleneksel OTA’ları ve dev zincirlerin veri tekellerini sarsarak bağımsız otelleri öne çıkarıyor. Jeopolitik engeller ve dirençlere rağmen adaptasyon kaçınılmazdır; zira teknoloji angarya işleri üstlendikçe, insan kaynağı en değerli lüks olan empati, samimiyet ve yaratıcılığa odaklanacaktır.
Haziran 14, 2026

Otelcilikte Cilalı Konuşuyoruz, Fakat Özgünlük ve İnandırıcılık Yok

Bu makalede, 2008 krizi ve Pandemi sonrası merkezileşen itibar yönetiminin konaklama sektöründe yarattığı “kurumsal boş laf” akımını ve aşırı cilalı dil tekdüzeliğini ele alıyorum. Bu suni yaklaşımın hem içeride hem dışarıda ciddi bir özgünlük açığı doğurduğunu savunuyorum. Bu dil dışarıda misafir ve yatırımcılarda şüphe uyandırırken, içeride ise çalışan bağlılığını baltalıyor. Çözüm olarak sektörün zoraki pozitifliği bırakıp yapıcı dürüstlüğe geçmesi gerektiğini düşünüyorum. Bana göre bu dönüşüm; kalıplar yerine samimi insani seslere alan açmayı ve en önemlisi, tepe yöneticilerin bizzat dürüst konuşarak organizasyona rol model olmasını zorunlu kılıyor.  
Haziran 4, 2026

Yatırımcı Her Zaman Kazanır (Mı?) – 2. Bölüm

Yazımı sesli dinlemek için başlığa veya devamını oku butonuna tıklayabilirsiniz Bu makalenin tam metnine LinkedIn bültenimden ulaşabilirsiniz. İkinci bölümde odak, sorunları tespit etmekten ziyade çözüm önerilerine kayıyor. Yazıda, yatırımcı-işletmeci ilişkilerinin sağlığını gösteren “Kırmızı Bayraklar” ve “Yeşil Bayraklar” net bir şekilde sıralanıyor. Bağımsız danışmanlığın, özellikle sözleşme müzakerelerinde ve ilişkilerin gerildiği dönemlerde ne kadar değerli olduğu vurgulanıyor. Daha iyi uyum için sözleşmelerin rollerin, karar yetkilerinin ve bilgi akışının net tanımlanması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca Türkiye’de ikinci kuşak yatırımcıların daha profesyonel ve uzun vadeli bir yaklaşımla sektöre adım attığına dikkat çekiliyor. Yazı, başarılı ortaklıkların karşılıklı saygı, şeffaflık, uyumlu teşvik yapıları ve yalnızca finansal sonuçların ötesinde; çalışan sadakati, misafir memnuniyeti ve varlığın uzun vadeli değeri gibi kriterlerle ölçülmesiyle mümkün olabileceğini savunuyor.
Mayıs 31, 2026

Yatırımcı Her Zaman Kazanır (Mı?) – 1. Bölüm

Yazımı sesli dinlemek için başlığa veya devamını oku butonuna tıklayabilirsiniz Bu makalenin tam metnine LinkedIn bültenimden ulaşabilirsiniz. Bu iki bölümlük yazının ilk bölümünde, otel yatırımcıları ile işletmeciler arasındaki gerilimlerin gizli maliyetlerini inceliyorum. Kendi deneyimlerimden ve meslektaşlarımdan derlediğim anonimleştirilmiş örneklerle, aşırı iyimser fizibilite raporlarının gerçekleri yansıtmadığını ve kalıcı güvensizlik yarattığını gösteriyorum. Yatırımcıların nihai güce sahip olduğu yapısal dengesizlik ile işletmecilerin marka tutarlılığı ve uzun vadeli performans öncelikleri arasındaki çatışmayı ele alıyorum. Türkiye’de birinci kuşak mülkiyet, duygusal bağ, ekonomik dalgalanmalar ve hiyerarşik kültürlerin bu gerilimleri nasıl derinleştirdiğini, bazen “evet efendimci” ortamlara yol açtığını vurguluyorum.Yazımda dört temel kalıbı ele alıyorum: Kısa vadeli tasarruf uğruna yapısal riskleri erteleme, sözleşme sonrası hayal kırıklıkları ve kontrolü ele alma çabaları, performansı düşüren Pirus zaferleri ile nadir de olsa kritik bir personel değişimiyle ilişkilerin tamamen düzeldiği durumlar. Bu uyumsuz ilişkilerin güveni, ekip istikrarını ve varlığın uzun vadeli değerini nasıl zedelediğini ortaya koyuyorum.
Mayıs 18, 2026

Teknoloji Herkesi Eşitlediğinde: Sizi Ayakta Tutacak Tek Güç Ekibinizdir

45 yıllık otelcilik hayatımda sektördeki her büyük teknolojik değişime tanık oldum.  1980’lerin ana bilgisayarlarından bugünün yapay zekâ ve servis robotlarına kadar. Bir zamanlar on yıllar süren standartlaşma süreci artık birkaç yılda tamamlanıyor. Yapay zekâ rekabet alanını her zamankinden hızlı eşitlerken, teknoloji artık uzun süren bir farklılıklar yaratamıyor. Fark yaratan tek şey hala insan unsuru ve ekibinizdir. 2050’de öne çıkacak oteller, akıllı araçları ustalıkla kullanan ve çalışanlarına makinelerin asla veremeyeceği samimi, insani ve içten ilgiyi sunan, misafiri gerçekten evindeymiş gibi hissettirebilenlerdir.
Mayıs 10, 2026

Alacakaranlık Kuşağında Otelcilik: Liderlik ve Yönetim Rollerindeki Kaçınılmaz Dönüşüm

Bu makale, önceki yazılarım “Turizmde İş Gücünü Yeniden Tasarlamak” ve “2050’den Bir Gelecek Hikayesi”nin doğal bir devamıdır. Otelcilik sektörü, 2026-2040 yılları arasında “alacakaranlık kuşağı” olarak nitelendirilebilecek bir geçiş döneminde bulunuyor. En önemli ancak en az tartışılan konulardan biri, liderlik (yönetici) geçişi ve yönetim rollerinin yeniden tanımlanmasıdır. Geleneksel “her şeyi bilen” Genel Müdür profili yavaş yavaş maziye karışırken, yeni nesil liderler teknolojiyi ustalıkla yöneten, merkezi kararlarla sahayı uyumlu hale getiren orkestra şefleri olacak. Bu değişim, yönetim ücretlerinde kademeli bir yükselişi ve bu nesil sektörden ayrıldığında değerli saha bilgisinin AI sistemlerine aktarılmasını sağlayarak sektörü daha sürdürülebilir ve dirençli bir geleceğe taşıyacaktır.